Adım


AD(IM/IZ) ÜZERİNE...


Aşağıdaki ad/isim üzerine paylaşıma sunulmuş olan soru ve yanıtlar yaşamımızdaki birçok konunun önemi kadar çözüm arayışı ve sonuçlarının sağlanması açısından önemli bir konudur.
Ad konusunda düşünülmüş ve düşünül(e)memiş birçok yorum/yaklaşım vardır. Kültürler kendi yapılarına ve geçmişi de taşıyan dönemsel koşullarla farklı uygulamalar içinde yaşamışlardır. Bu sayfada ise ad konusunda bazı bilgiler paylaşım olarak sunulmuştur. Mutlaklık olarak belirtilmemiştir. Varolan koşul ve kurallara tepki göstermek ya da karşı olmak için de hareket edilmemiştir. Kişi ya da kurumlara yönelik bir gönderme/ithaf söz konusu değildir.
( Bulundukları çevre, koşul, alışkanlık ve kültürlerine aykırı bir düşünce/duygu olduğunu savunan kişiler için bir karşılığı ya da geçerliliği olmayabilir. )


B diye, tek harfli bir ad olur mu?
Olmaz mı, olamaz mı? Olmamalı mı? Düşünelim!
- Su, Ali, Elif, Deniz, Sonay ... - gibi (2/3/4/5/6 ...) harf ve üzeri sayıda harflerden oluşan adlar olduğu gibi, tek harften oluşan adlar da vardır ve bu da bir addır! Bir rumuz/mahlas/lakap/nickname değildir!
( Olmaz diye düşünüyor olmak, alışılagelmişin ya da kalıpların içinde düşünmekte ısrarcı olmakla ya da başka bir kişisel/zihinsel nedenden kaynaklanabilir. )


Anlamı ne?
Dünya üzerinde farklı toplum ve kültürlerde, çeşit çeşit anlam birliği ve uzlaşma çabası görülmektedir. Adın, belirli bir nesne ve/veya kavramın anlamıyla olması gerektiği düşüncesi ve alışkanlığıyla, kültürel ve zamanla ilgili kalıplaşmışlıklarla ilgili olabilir. Güneş, yağmur, çiçek gibi doğal nesnelerden, çeşitli nesne ve kavramlara kadar herşeyin bir ad olabileceği gibi, adın bir anlamı olması gerektiği düşüncesinden/kalıbından da vazgeçilebilmelidir. Dolayısıyla, B ya da herhangi bir harf de ad niteliğinde bir simgedir, bir kısaltmadır.
( Ad verme ya da tanımlamalar, kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı bir mekanizmadır. Zihindeki bir anlam ya da imgenin tüm ayrıntılarını, tekrar tekrar ifade etmek yerine uzlaşılmış bir harf ya da harfler bütünüyle karşılayabilmekteyiz. )


B harfinin seçilmesinin nedeni nedir?
Belirli ya da genel bir anlam arayışı olmaksızın çeşitli nedenleri olmakla birlikte, tüm abeceler ve harfler içinde en kolay seslendirilebilir harflerden biri olmasından dolayı bu harf seçilmiştir.
( Harfler içinde sesli harfler çeşitli dillerde farklılık gösterebileceğinden sessiz harfler tercih edilmiş, sessiz harfler içinde, dil-diş-dudak-gırtlak ilişkileri gözlemlendiğinde dil-diş-gırtlaktan yararlanılan harflere göre dudakla ifade edilen harfler ( B - M - P ) daha kolay seslendirilebilenlerdir. Bu harfler içinde M harfinin başına -özellikle İngilizce'de- sesli harf gelmesinden dolayı B ve P harfi kalır. P harfi ise biraz daha zorlanarak seslendirilebilen bir harf olduğundan, B harfi öteki harflere göre çok daha kolay seslendirilebilir. )


Tek harfli adın getirileri var mıdır?
İnsanı simgeleyen bir adın, özellikle dişil ya da eril bir anlam taşımıyor olması gibi bir nitelik sunar. Deniz, Derya, Umut/Ümit adlarındaki gibi hem erillerin, hem dişillerin kullanabilmesini olanaklı kılar.

Tek harften oluşan bir adı, kişiler, kendi dillerinde de seslendirebilme olanağına sahip olurlar. İngilizce konuşan biri, "Bi"; Bulgarca konuşan, "Bı"; İbranice konuşan, "Bet"; Yunanca konuşan, "ß (okunuşu Vi/Vita)"; Arapça konuşan, "Ba"; Almanca, Japonca ya da Türkçe konuşan ise "Be" şeklinde seslendirebilecektir (ya da başka bir dilde, B harfinin okunuşuyla). Dünya Vatandaşlığı üzerine düşünen biri için büyük olanak ve kolaylık sunmaktadır.


Önceki adınız neydi?
Şu anda varolan adımın dışında, herhangi bir ad yok zihnimde, dilimde ve yaşamımda.
[ Bir şey, "budur ve benimdir" dedikten sonra, daha önceki halini önemsizleştirirsiniz. ]


Önceki adınız, çok mu çirkindi?
Hayır. Adım çirkin olduğundan değildi, bu değiştirme isteği. Bu yüzden olabileceğini düşünmek akla gelse de böyle bir nedeni yok. Nedenlerinin tüm bu soru ve yanıtların içinde açıklanmış olduğunu düşünüyorum.


Adınızı kim koydu?
Kişi, kendi adına, kendi karar verebilmelidir. Bu doğrultuda da, değişiklik, tarafımdan yapılmıştır. Herhangi bir kişi/kurum/ideoloji etkisi ya da baskısı altında olmadan düşünülmüştür. Tabii ki, birçok kültürel, tarihsel ve felsefî bilgi ve yaklaşımlardan yararlanılmıştır.


Bunu bir farklılık ya da ilginçlik olsun diye mi yaptınız?
Hayır! Yapılan/yapılmış diye tanımlanabilecek bir şey yok bu durumda/konuda. Bu kadar önemli bir konuda farklı görünmek için böyle bir çaba gösterilmez.

Bu konunun, tüm insanlar için geçerli olabileceğini biliyoruz ve bu konuda, ben dahil hiçkimse bir ilk değildir, olmamalıdır. (Her ne kadar öyle görünse de!) Bu konuda bir bayrak taşımış olabilirim belki fakat amaç, kesinlikle kişisel ve farklı görünmek için değildir!


Bu konunun başka amaçları, gizli ya da açık misyonları var mı?
Gerekli olduğunu düşündüğümüz bu değişim çabası, en başta bazı gereksiz ve anlamsız sınırlılıkların kalkmış olmasını sağlamaktır. Herhangi bir ideolojiye yönelik gizli bir misyon ya da bir topluluk/örgüt/kurumla hiçbir bağlantısı yoktur.
( Herhangi bir iddia söz konusu olursa da geçerli olan, bu beyanım olacaktır! )

Şöyle bir misyondan bahsedilebilir. Çocuk, 15-18 yaşlarına geldiğinde, ebeveynleri tarafından, ister aynı adı devam ettirme, isterse farklı bir ad koyma, adını değiştirme olanakları sunulabilmelidir. Kişisel ya da toplumsal destekle/onayla ve yasal olarak bu olanağın desteklenmesi gerekmektedir. Kişi, koşullarına, geleceğine karar verebilme hak ve olanaklarına sahip olduğu gibi, adını kendinin belirleme olanaklarına da -ortada bir engel/sınırlama olmadan- sahip olmalıdır.


Aynı harften adı kullanan kişiler arasında bir karışıklık oluşmaz mı?
Oluşmaz! Zihindeki imge ve zaman-zemin kayıtlarının/bağlantılarının tekrarlanması söz konusu olamayacağından dolayı karışamaz. Yüzlerce, binlerce, Murat, Ahmet, Ayşe tanısak da karışmadığı/karışmayacağı gibi.


Soyadınız nedir?
Vatandaşlık numaramdır! ( eğer soyadı kullanımı gerektiğine inanmak ya da inandırılmakta inat edilirse! )

Soyadı kullanımı, tercihe bağlı olabilecek bir şeydir. Bir zamanlar lakapla ya da nereli olduğuyla tanımlanan kişiler, "soyadı" tanımlamak gibi bir çözümle bunu değiştirerek kendilerinin belirleyebildikleri bir "soy" adına karar verdiler. Günümüzde ise vatandaşlık numarası ile böyle bir gereklilik ya da zorunluluk kalmamıştır. Evliliklerde, eşlerin birbirinin soyadını alması gibi bir zorunluluğun kalmaması gibi, bir soyad kullanmak da öncelikliliğini ve işlevselliğini yitirmiş ve sürecini tamamlamıştır.
( İnsanın/kişinin, "soy adı" diye tanımlanmış/kullanılan sözcük, kişinin "soy"unu değil kişinin aynı ada sahip olduğu/olabileceği tek(/ilk/birinci) adına, takma ad[meslek,özellik vs.] vermek yerine belirli, kayıt altına alınan/alınacak bir ek/ikinci adla tanımak/tanımlamak üzere kullanılmıştır. )


Bu vatandaşlık numarasıyla fişlenmiş olmuyor muyuz?
Hayır olmuyoruz. "Fişlenmek" ya da benzeri betimlemeler(tasvirler) kişi tarafından yapılabilir bir şey olsa da ortak bir kabul göremeyecek sınırlılıktadır. Günlük ve sosyal yaşamdaki kurallar ve araçlarla, resmî alandaki kural ve araçlar birebir kullanılmaz/uygulanmaz. Parmakizi, retina, DNA gibi kişisel özelliklerin tamamen kişiye özgü olması gibi kişiye özgü numara da birçok kayıt işinin kolaylaşması ve hızlandırılmasına yaraması üzerine bir çözüm olarak üretilmiştir.
( Gösterge[internet] adresleri de telefon numaraları gibi, dijital ortamda, numaralara [IP] tanımlanan ad üzerinden işler. )


Adınız, mahkeme kararıyla mı değişti?
Kendim için olmasa da kişiler/toplum için ad değişikliği davası açılmıştır. Henüz tüzel(hukukî) süreçtedir.
( Ad değiştirme isteği ve kararı, mahkemenin değil -imza sirküleri gibi- kişinin beyanına ve kararına bırakılarak, noterde onaylanması gereken bir durum olmalıdır. Varolan vatandaşlık numarasıyla kişi adını istediği kadar ve istediği şekilde değiştirebilmelidir! )
( Bu konuda meclisimizin bir yasa değişikliğiyle bu durumu da geliştirmesini/değiştirmesini diliyoruz. )
( Yasaların, insanların yasalara uyması için değil, insanların yaşamını kolaylaştırması için var olduğunu anımsamak yeterlidir. )
MERNIS projesiyle tüm vatandaşların, bir vatandaşlık numarası ve kurumlararası veri bütünlüğü ve kullanım kolaylığı sağlanmıştır.
Kişinin beyanı esastır, aslolan beyandır! Bu da yazılı hale getirilerek ortak bilgi ve kullanıma sokulur.


İstediğimiz adı kullanabilir miyiz?
Geçtiğimiz birkaç yıllık süreçte, ebeveynler çocuklarına istediği adı koyabilme olanağına sahip olmuştur. İster Türkçe, ister öteki dillerde, istenirse çeşitli kavramlar bazında (felsefî, dinî vb.) ad koyma olanağı sunulmuştur. Bu durum, kişinin, çocuğu üzerine olabildiği kadar kendisi için de geçerli olmalı/olabilmelidir!

( Anne-babanın, büyüklerin koymuş oldukları ad ne kadar değerliyse de, kişi bunu bir zorunluluk ya da yaşamında bir sabit olarak yaşamadan kendi tercih ve kararını -işini, eşini, nerede yaşayacağını belirleyebildiği gibi- kendi belirleyebilmelidir! )


Sizden başka tek harfli adı olanlar var mı?
Evet, hem de çok fazla. Elif adı, tek harftir. Latin harfleriyle yazılınca, dört harf olmuş oluyor.
( Yunan, İbrani, Arap abecesinin[/elif-ba'sının] ilk harfidir. | şeklinde bir harftir ve okunuşu/yazılışı "Elif"tir. )
( Sessiz harflerin seslendirilişi, önüne ya da sonrasına getirilerek, sesli harflerle yapılır. Harfler, dillerin yazım koşullarına göre artar/belirlenir. )


Başka ülkelerde de tek harfli adı olanlar var mı?
Evet. Hem adları, hem de sonadları için tek harf kullanan çok sayıda insan vardır. Çoğu ülkede, hem yasal olarak, hem de toplum içindeki koşullar, bu olanağa yönelik oluşturulmuştur.


Adın kolaylıkla değiştirilmesi, suçluların takibinde zorluk ya da engel yaratmaz mı?
Yaratamaz! Olası sorunlar için her bir kişinin başına bir polis verilmediği gibi, gerçekleşmemiş bir sorunu yaşamadan çözüm aranarak, insan yaşamının ve koşullarının sınırlandırılabileceği bir araç olamaz adın değiştirilememesi. Aslolan, yaşam olanaklarını geliştirmek ve genişletebilmek olmalıdır.

Kişi, beyanının ve -aynı yönde ya da aksi yöndeki- eylemlerinin bedelini, varolan yasalar ve kurallar çerçevesinde öder ya da ödülüne sahip olur. Bu, adla sağlanabildiği gibi numarayla da -hem de daha kolay- sağlanabilir.

Kişiler, bilgisayarla, devlet, mahkeme ya da bir çekilişle biraraya gelmez ve ilişkilerini belirlemezler. Dolayısıyla, yaşamları üzerinde kendi belirlemeleri ve kararları geçerli olduğundan, ad konusunda da belirleyici, kişinin kendi olabilir/olmalıdır.


B
1996-2016, İstanbul



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder