31 Aralık 2015 Perşembe

Yeni yılda...



Sağlıklı, gülücüklü :) ve farkındalık dolu AN'larda, yeni yılda da basacağınız yaşam pedallarınızın daha bol olması dileğimle :)





14 Aralık 2015 Pazartesi

Yaşamımızı, yaşayan şarkılarıyla Yaşa(nılı)r kıldı!...



Geçen akşamki İstanbul konseriyle de 

ömrümüze, ömür; 

gönlümüze, gönül kattı, 

çok sevgili Yaşar'ım/ız...


Şarkılarının/sözlerinin, 
zihnimizde ve gönlümüzde yeşerttiği, 
yaşattığı ve canlı tuttuğu düşünce ve duyguları 
paylaşmaya, ne kadar söz söylersek söyleyelim, 
hem az olacak, hem de çok olacaktır.

Yaşamımı(zı)n ayrılmaz bir parçası olan sanatın çoğu dalındaki, sıklıkla katılmış ve katılıyor olduğum sanatsal etkinliklerde (sahnelerde/ortamlarda/koşullarda) çok çeşitli güzellikler, derinlikler, coşkular ve mutluluklar yaşadım.

Yaşar'ım(ız)ın, bugüne kadarki konserlerine yeterince katılamamış olsam da geçen akşamki konserinde ve bu konserinden hareketle, bulunamadığım, Türkiye'nin ve dünyanın neresinde olursa olsun, her bir konserinin, ne denli yüksek coşkuyla geçtiğini görebiliyor ve duyumsuyorum.

Bu harika konserlerinin her birindeki ilginç ve önemli olan durum şu ki, sevgili şair sanatçımızın, her bir dinleyicisine, topluma, sanatına/müziğe, şiire ve işine gösterdiği saygı ve özenin, sözlerindeki/şiirlerindeki her bir satırını/harfini, şarkılarındaki her bir tını ve ÂN'ını, boşluksuz, dolu dolu yaşıyor, dinleyicilerine de aktarıyor, onlarla derinlemesine paylaşıyor ve her bir kişide Yaşa(nılı)r kılıyor olmasıdır. Tüm halkımızın da bu duygu ve düşüncelerini, onun sanatıyla(şiir ve şarkı sözleriyle, müziğiyle) aktardığı coşkusunu, aşkını, Yaşar'ım(ız)a da ayna gibi eksiksiz yansıtıyor ve yaşıyor olmasıdır.

Yaşar'ım(ız), bizi, insanın, yeryüzündeki doruklarına tırmanma başarılarının paralelinde ve öteki yönünde, dünyanın ve varoluşumuzun kaynağı olan aşkın magma tabakasına indirip oraya insanlık ve aşk sancağını, tek başına değil hep birlikte dikmeye götürüyor. "Yakan"/"yakmayan" aşk ateşinin, nârın etkisiyle değil, bu, dünyadaki, evrendeki ve içimizdeki en yoğun ateşin ışıltısıyla(nûruyla) Dîvâne eden tüm şarkıları ve ezberimizden çıkmasına fırsat vermeyecek sözleriyle...
ezber, "kalbe yazmakdemektir! kalb de tekallüb kökü ve uzantısıyla, yani dönüşüm sağlayan, kalpte ve kalbimizle, kalıbımızda[gövdemizde] sağlanan/yaşatılan özellikten gelmektedir! ]
[ Tabii Yaşar'ım(ız)ın da bu konuda şu sözleri ve şarkısı vardır... 

-"Yüreğime Yarsın, Ölümüne Varsın!"- Seni Ezbere Aldım ]




Bana/bize de ne mutlu ki, böylesi bir deneyimi, doğanın, yaşamın tüm ("tatlı/tatsız") "engelli/sıkıntılı" yanlarından sıyrılacak güzellikte ve derinlikte yaşıyorum/z.

Kânûnî Sultan Süleyman da, Osmanlı döneminin doruğundaki sultanın, elinin/dilinin altındaki en yüksek olanakların merkezinde de tüm dışsal güzellikleri değil "yaşamımdaki üç büyük lütûf" olarak nitelendirdiği kişileri, Mimar Sinan'ı, belki de tüm zamanların "en büyük şairi" Bâkî'yi ve eşi Hürrem Sultan'ı gösterir, yaşamının tüm anlamı ve değeri olarak.

Bu benzetmem, abartı gelmesin ve fakat -Kânûnî'nin bir "sultan" olmuş olmasını, ayrı bir olanak ve durum olarak görerek ve karıştırmadan- herkesle buluştuğumuz/buluşabileceğimiz insanlıkta, felsefe, bilim, sanatta ve aşkın yaşamım(ız)daki/gönlüm(üz)deki sultanlığında,  bu kişilerle eşdeğer olarak, ben de yaşamımda, yüksek derecede etkisi/katkısı bulunmuş kişilerin/öğretmenlerin/aracıların, eşim diyebileceğim ilk ve tek aşkımın yanısıra, o dönemde, her zaman için ve Bâkî olan/olacak şairimizin bugünkü karşılığı olarak ve çok şükür ki, sevgili Bâkî[kalıcı, yaşayan yani geniş zamanla ve tabii her zaman!] Yaşar'ım(ız)ı görüyor, dinliyor, duyumsuyor, yaşıyor ve gönlümden geldiğince Yaşa(tıyo)r'um...

Öncelikle kendiyle, ailesiyle ve kardeşi olarak gördüğünden büyük mutluluk duyduğum ben/biz dostları ve "yakın/uzak" tüm dinleyicileriyle, 
nice mutlu ve sağlıklı AN'larda, 
herşeyin olabildiğince, gönlünce ve birlikte, nice nice konser, şiir/söz, müzik, ortam/koşul ve güzelliklerde sürmesi ve Yaşa(nılı)r olması dileğim(iz)le...



Tekrar tekrar,
çok teşekkür ediyorum/z 
sevgili Yaşar'ım(ız)!...





YAŞAR'ım/z
Aşkı
Şarkılarınla...
Aşksız Yaşa(nılı)
R mı yaşam


[ ve / || / <> / = ]


BÂKΠ['den...]

MÜHEYYÂ OLDU MECLİS SÂKİYÂ PEYMÂNELER DÖNSÜN
BU BEZM-İ RÛH BAHŞUN ŞEVKINA MESTÂNELER DÖNSÜN

DİLÂ CÂM-I ŞARÂB-I AŞK-I YÂRI ŞÖYLE NÛŞ İT KİM
FELEKLER GÜM GÜM ÖTSÜN BAŞINA HUMHÂNELER DÖNSÜN


HAYAL-İ ŞEM'-İ RUHSARIN KO YANSIN HANE-İ DİLDE

PERİN OL ŞEM'A YAKIP ŞEVK İLE PERVÂNELER DÖNSÜN

SEN AĞYÂR İLE DEVR ETDİR ŞEHÂ PEYMÂNEYİ DÂİM

SER-İ KÛYUN DOLAŞIP ÂŞIK-I BÎÇÂRELER DÖNSÜN

BU BEZM-İ DİLKÜŞÂYA MAHREM OLMAZ BÂKİYÂ HERKES

Dİ GELSİN EHL-İ DİLLER GELMESİN BİGÂNELER DÖNSÜN





Yaşam öpücüğü
Aldık
Şarkılarındaki
Aşk
Rüzgârlarıyla




Yorulmadan,
Ard arda,
Şakır,
Âşıkla
R

'a



Yâr
Ân,
Ş
Ai
R




Yazdıklarıyla
Aradık ve bulduk
Şair gönülleri ve de
Aşkı, ancak onun şarkılarıyla
Resm ettik




Yaşar'ız
Aşklarımızı,
Şarkılarının
Azâmeti ve
Rikkatiyle



Yeşerir
Aşk tohumları
Şevk ilimize
Adana'dan gelen
Rengiyle



YAŞAR('ız)
Aşk'ı,
Şarkılarındaki
Aşk
Ritmiyle



Yaşk "Çeşme"sinden
Akanlar,
Şerîrleri
Ateşlere
Revân ettirirler

[ ŞERÎR: Kıvılcım. | REVÂN: Akan, su gibi akıp giden. | Hemen, derhal. ]

Yaşk: "İlk harfler"dekinin aşkı.


Yazgısında yok olan
Â
Şık,
Aşkın Bâkî
Raylarındadır



Yolumuz,
Aşk yoludur.
Şayet,
Aşkım(ız)a
Râzıysa/n...



Yaşar'sın
Aşkların aynasında,
Şenlen(dir)irsin
AN'larımızda, aşk
Râyihasıyla...



Yirmi yıldır
Andım/k
Şarkılarını
Aşk
Rüyalarım(ız)da



"Yaşar"(ım/z),
Ankara'da,
Şarkılarıyla...
ATA'mızın
Rotasında...



Yunus'luğuyla
Aşk'ıyla
Şair'liğiyle... Biz de
Alırız kaynağımızı
Râsih'imizden

[ Râsih: Sağlam, temelli, güçlü. | Bilgisi çok geniş olan. ]



Yaşadım/k
Aşkımı(zı)
Şarkılarınla...
Aşılmaz
Rakımlarında...



Yerim(iz)
Ardındır.
Şen(liğ)im(iz),
Aşkımı(zı)n
Râbıtasıyladır...

[ ŞEN: Oluş. | RÂBITA: Bağlantı, ilişki. ]



Yaşarım
Ararım
Şaşarım
Âşığınım
Refîkânım...



Böylesi büyük bir aşk ............ Yaşar(ız) 
Başkası olmaz! Sadece seni ... Arar(ız)
Her görüşümüzde, ................ Şaşar(ız)
Yoktur çaresi!... İşte! AAAAAA Âşık(ınız)
Gönül sofrandaki ................... Rakı(nız)





26 Kasım 2015 Perşembe

Şair sanatçımız, Yaşar...




Sevgili şair sanatçımız Yaşar'ımızla, 90'lı yıllarda, etkileyici seleninin[SELEN/SADÂ: Herhangi bir sesten farklı olan insan sesi.],
zihnimizdeki ve gönlümüzdeki çok değerli şarkılarıyla yılların eskitemeyeceğini deneyimlediğimiz,
 
duygu ve kayıtlarla tanışmıştık. 

Birkaç yıl önce de katıldığımız felsefe toplantılarında,

tekrar ve daha yakından tanışma olanağı ve ayrıcalığını yaşadım. 
Gıpta edenler/edecekler de ne kadar etse az olacaktır ama dostluğumuzu pekiştirme/derinleştirme fırsatlarını yaratmaya ve yaşamaya da devam ediyoruz. Yaşamımız boyunca da sürdürmeye devam edeceğizdir umarım.

Bu fırsata ve ayrıcalığa aracı olan tüm koşullara, 

alçakgönüllüğü ve yakınlığıyla kendine daha da hayran ve özellikle beni kendine daha bir sevdâlı bırakan 
Yaşar'ım(ız)a ve onun gibi bir şair sanatçıyla yaşanan derinlikli dostluğun tadı ve ayrıcalığının yaşattığı mutluluğu anlatmama da ne kadar söz söylesem az, ne kadar söz söylesem çok olacaktır.

Sevgili Yaşar'ımızın, şairliğinde ve sanatçılığında, kendine, sanatına ve bize olan katkısında büyük etkisi olan, 

yaşamındaki çok önemli ve değerli bir tutumunu dasanırım katıldığı bir televizyon programındaki paylaşımından edindiğim çok değerli ve etkileyici bir bilgi olarak, -bilen bilmeyen herkes için- tekrar paylaşmış olayım. Özellikle ve yoğun olarak okul yıllarında ve o zamandan beri sürekli devam ettirdiği şiir okumalarını, her gün, evden çıkmadan önce, kapının yanında bulundurduğu şiir kitabından, bir şiir okumadan, evden çıkmıyor olmasıymış. Günlük yaşamında ve çalışmalarında yer alan müzik dinleme ve şiir okumalarının, bunca başarısındaki katkısının nasıl bu kadar farklı ve yüksek etkili olduğunun yanıtlarından birini daha anlamış oluyoruz. İnsanlığa ve duyarlılığa örnek olan bu tutumu için de tekrar tebrik ve teşekkür ediyoruz.

Yaşar'ımızı, yıllardır, çeşitli vesilelerle ve çeşitli ortamlarda dinleme fırsatı buluyoruz. Özellikle de çeşitli kayıt araçlarından dinliyorum. Dinledikçe de şarkı sözlerinin derinliklerine daha fazla dalış yapıyorum, daha kapsamlı çözümlemeler de oluşuyor.


Geçtiğimiz haftalarda şarkılarını tekrar tekrar dinlemeye devam ederken, 
sevdâ üzerine yazdığı şiir ve şarkı sözlerinden biri olan 
"Sevdâ, Sinemalarda"nın sözleri, 
öteki şarkılarına oranla çok daha fazla dikkatimi çekti.

İnsanlık tarihi boyunca, yaşamın, kişinin ve sanatın merkezinde olan, gündemden hiç düşmeyen, 

-karşılıklı/karşılıksız, koşullu/koşulsuz, beklentili/beklentisiz, anlaşılmış/anlaşıl(a)mamış, değeri bilinmiş/bilin(e)memiş- 
tüm sevdâ/aşk durumu/"öyküsü"/"sorunu" için yapılan açıklamaların ve aşk tanımlarının, şiir ve şarkılara konu olan sözlerin çeşitliliğine, 
sanatçı duyarlılığı ve gözlemleriyle, felsefi bir derinlik de katarak yazdığı bu şarkı ve şarkıdaki göndermelerini(ironileri) nasıl büyük bir incelikle işlemiş olduğunu, 
her bir sevdâlının, kendini sevdâlı zannedenlerin ve henüz yanından bile geç(e)memiş, sevdâdan nasibini al(a)mamış sevdâsızların durumlarına ve tutarsız "davranış ve tutumlarına" 
nasıl yanıtlar verdiğini de aşağıda birlikte inceleyelim...


Öncelikle, bu şarkının sözlerine dikkat çekerek ve şarkıyı tekrar dinleyerek anımsayalım...
[ Virgüllerin ve noktalamaların vurgularına özellikle dikkat çekerek!... ]




Sevdâ, Sinemalarda...



Kimi sevdâlar, aranır,

Hani, dağların ardında,

Kimi, sevdâya boyanır,

En umulmadık anında...



Kimi, 25'inde,
Kimi, bilmem kaçında...

Kimi, "yok" der inanmaz,

Kimi bulur, anlamaz...


(")Sevdâ
(")Uzak değil ki("),
(")Sevdâ(")...
(")Başucumuzda!(")...
(")Sevdâ(")...
"Pek Yakında!", (")sinemalarda(")...

Kimi, yellerde aranır,
Kimi, dağların ardında...
Kimi, yollarda aranır,
Kimi, yol ayrımında...

Kimi, 25'inde,
Kimi, bilmem kaçında...
Kimi, "Yok!" der, inanmaz,
Kimi, bulur, anlamaz...

Sevdâ...
Uzak değil ki,
Sevdâ...
Başucumuzda!...
Sevdâ...
"Pek Yakında!", sinemalarda...

Benim sevdâm... 
Cevap...
Bana, Sevdâ soranlara...
Benim Sevdâm,
Sanat...
Hattâ,,, Sinemalarda...

"Benim" sevdâm, 
Yarın...
"Benim" sevdâm, 
Öbür gün...
"Benim" sevdâm...
Başlar, yeniden, her gün!...




Bu sözlerdeki inceliklerin çeşitliliğini ve derinliğini,
sözlerin üzerinden, önümüzdeki günlerde yapacağımız görüşmemizin bazı ayrıntılarına da yer vererek 
paylaşmaya çalışacağım...



Fakat bu arada, sevgili Yaşar'ım(ız)la, bu şarkı sözlerini yazdığı dönemi ve koşulları dinlemek üzere ve ilk olarak Yaşar'la paylaşacağım değerlendirmelerimi, Pazartesi günkü buluşmamızdan sonra yazacağım.



Bu arada, siz de bu sözlerdeki kendi duygu ve düşüncelerinizi, genel ve/veya özel tüm değerlendirmelerinizi ve paylaşımlarınızı, varsa Yaşar'a soracağım sorulara ek sorularınızı, aşağıdaki Yorumlar bölümüne yazabilirsiniz...



Yaşar'ım(ız)la, yaşayan ve yaşatan, koşulsuz sevgi ve sevdâlarınızda buluşmak üzere...


İbrahim Zaman'la da ayrı bir fotoğraf buluşması daha...



Bugün [08 Kasım 2015, Pazar],
Gezginler Derneği üyeleri ve konukları olarak,
Sayın İbrahim Zaman ustamız ile daha önce de çok kez birlikte olduğumuz ve uzun zamandır beklediğimiz bir "Fotoğrafçılık Atölyesi" çalışmasını daha gerçekleştirdik. Siz de, yetmeyeceğini anlayacağınız bir örnek olarak şu çalışmasını izleyebilirsiniz...






Fotoğrafla uğraşan kişilerin, temel bir kaynak eser niteliğinde olan, "Fotoğraftaki Pratik Öneriler" kitabını da okumalarını ve çalışmalarını öneririm.


Işığın ve fotoğrafın çok değerli sayılı ustalarından olan İbrahim Zaman'a, bize sunduğu teknik bilgileri, paylaştığı deneyimleri, çok değerli fotoğrafları ve yayınları için
teşekkür ediyorum/z... 

Orhan Kural hocamıza da bu paylaşımın gerçekleşmesine aracı olduğu için ve 

emeği geçen tüm (yönetim kurulu) üyelerimize de teşekkür ediyoruz...

Sayın İbrahim Zaman hakkında daha fazla bilgiyi,
şu sayfasını ziyaret ederek, aşağıdaki söyleşisinde ve Youtube'daki çeşitli videolarını da, adıyla arama yaparak bulabilirsiniz...








15 Ekim 2015 Perşembe

İbrahim Demirel ile Fotoğraf Buluşması...



Bu akşam, Gezginler Derneği üyeleri ve konukları olarak,
İbrahim Demirel ile tanışma ve buluşma ayrıcalığını yaşadık.

Yüzlerce konu ve alandaki fotoğraflarını,
her bir sunumunu, çok özel kareler ve
harika müzikleri/şarkıları eşliğinde,
bir film tadında,
deneyim ve çekimlerindeki tüm ayrıntılarını da
sözlü anlatarak paylaştı.

Bu görsel şöleni görebilenler için çok değerli geçen bu sunumun,

hem katılamayanlar için, hem de tekrar görmek isteyenler için
teknik olanakların da zenginleştirilerek,

daha uzun ve özel bir tekrarını yapma gerekliliği doğdu.

Emeği ve sanatındaki eşsizliğiyle,
saygıdeğer konuğumuz, İbrahim Demirel'e,
tüm sunumları, sanatsal duyarlılığını,
sanatını, mizahın incelikleriyle destekleyen ve derinleştiren yaklaşım ve yorumlarıyla, özellikle de
Che Guevara ve ATATÜRK'ümüz için yaptığı,
anlamlı, kapsamlı ve derinlikli 
çok özel çalışmaları için 

teşekkür ediyorum/z...

Orhan Kural hocamıza da bu paylaşımın gerçekleşmesine aracı olduğu için ve 

emeği geçen/geçecek tüm (yönetim kurulu) üyelerimize çok teşekkür ediyoruz...

Sayın İbrahim Demirel hakkında daha fazla bilgiyi ve görselleri
şu sayfasını ziyaret ederek de görebilirsiniz...

www.galerisanatyapim.com/ibrahim_demirel







16 Eylül 2015 Çarşamba

Giden bisiklet, geri gelir mi?




Bugün de zaman zaman uğradığım bir arkadaşımın 

ofisine gittim ve kapısının önündeki ağaca kilitledim 

bisikletimi. Henüz 15 dk. olmuştu ki, pencereden bir 

bakayım diye kalktım ve bisikletimin, bağlı olduğu 

ağacın dibinde yeller esiyor. Bisiklet, çalınmış. 
frown ifade simgesi ((((((

O anki düşünce ve duygularımı, hüsranımı, 

sözcüklerle anlatamam. Birilerinin başına gelince de 

çok üzülüyor insan fakat kendi başına gelince her


şey 
çok başka gerçekten.


Aşağı inip gören olmuş mudur acaba diye sorayım, 


bakayım dedim. Binanın girişindeki işletmenin 


sahipleri, caddede beklerlerken, hırsızları, bisikleti 


tam alıp giderlerken görmüş ve yan binanın girişine, 


kilidi kesilmiş bir şekilde bırakmışlar. smile ifade simgesi


Çalındığına ne kadar üzüldüysem, bisikleti 

gördüğüme de o kadar şaşırmışım ki sevinemedim 

bile. Ne düşüneceğimi ve söyleyeceğimi bilemedim 

bir süre. Nasıl olduğunu anlayamadığım şekilde ve 

sakinleşerek, elimde kesilmiş kilit ve bisikletle 


birlikte bulunduğum binaya geri döndüm.


15 dk. sonra binadan çıktığımda, caddede bekleyen 

başka birilerine sordum. Onlar da ayrıntılarıyla 

anlattılar olan biteni. Ve çok şükür ki, bisiklet, gitmiş 

gibi yapıp geri dönmüş oldu. smile ifade simgesi


Bu tür durumların ayrıntıları, düşünce ve duyguları 

çok olur. Şimdilik bu kadarıyla yetinerek, çok kısa bir 

aralıkta, bu kadar üzücü bir süreci ve böylesi bir 

sonucu görmek çok sevindirici oldu.

O anki olumsuz ayrıntılar bende kalmış oldu fakat bu 

deneyim ve sonucundaki sevincimizi paylaşmış 

olalım.
 
smile ifade simgesi )))



15 Eylül 2015 Salı

Dünya Otomobilsiz Yaşam Günü etkinliği...




20 Eylül 2015'te, Harbiye'de, Lütfi Kırdar önünde, 10.000 bisikletli buluşuyor!

Siz de katılın!!!









1. etap... 09:00 - Merter İSPARK Çırpıcı Otoparkı | 2. etap... 12:00 - Lütfi Kırdar önü | 3. etap, 14:00 - Kadıköy İSPARK (İSKİ) yanı


Her yıl, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın işbirliğiyle, BM, AB ve belediyelerimizin katkısı ile düzenlediğimiz etkinliğimiz, bu yıl, İstanbul merkez, 30 temsilciliğimiz ve 1 şubemizin de katılımıyla gerçekleşecektir.

Amacımız, otomobilsiz bir gün yaşayabileceğimizi göstermek ve bu konuda farkındalık yaratmaktır. 

1. Etap öncesinde, İETT-İSPARK işbirliği ile düzenleyeceğimiz açılış ile dünyada bir ilk'i gerçekleştireceğiz. 

Eski bir İETT otobüsü, artık kapalı bisiklet otoparkı olarak bisikletlilere hizmet vermeye devam edecek. Koltuk yerine içeride bisiklet park üniteleri olacak ve bu park alanı, kamera ile izlenecek.

2. Etap'ta, kıtaları bisiklet ile aşacağız.

3. Etap'ta, Bağdat Caddesi'nde, tıkalı trafikte, en hızlı, en çevreci, en sağlıklı ve en pratik taşıtın, bisiklet olduğunu göstereceğiz. Trafiği tıkayan değil aksine çözen araç olduğu konusunda farkındalık yaratacağız.

Bu etkinlik, bir farkındalık gezisidir. Hızımız, 2. ve 3. etaplarda, 15 km.'yi aşmayacaktır. Bu tür gezilere, ilk kez katılanların, sadece 2. ya da 3. etap'a katılmasını tavsiye ederiz.

Güvenlik, önceliğimiz olacaktır. Görevlilerin uyarılarına uyulmasını rica ediyoruz.

İkili sürüş yapılması, güvenliğimiz ve grubun görüntüsü için önemlidir.
İkili sürüşlerde, arıza ya da kaza durumunda, arkadan gelen sürücüler, sağa ya da sola kaçarak kurtulabilmektedir. Kalabalık sürüşlerde ise bu pek mümkün olmadığından dolayı zincirleme kazalar da yaşanabilmektedir.

- KASK takılmasını önemle rica ediyoruz.

- 8 yaşından küçüklerin, katılmasını tavsiye etmiyoruz.

- 18 yaşından küçüklerin, velileri ile katılmasını rica ediyoruz.

- Bisikletlerinizin bakımını yaptırıp yola çıkmadan önce son kez lastik havalarını ve frenlerinizi kontrol etmeyi unutmayınız.




31 Ağustos 2015 Pazartesi

30 Ağustos Zafer Bayramı'mızı kutladık...






30 Ağustos Zafer Bayramı'mızı, 

yaklaşık 1000 bisikletli olarak ve

tüm halkımızla birlikte, 

öncelikle Dolmabahçe Sarayı'nın önünde, 


Taksim'de, Bağdat Caddesi'nde ve Kadıköy'de,


ATATÜRK'ümüz ve tüm şehitlerimiz için
saygı duruşundan sonra 

İstiklâl Marşı
'mızı okuyarak kutladık...















Boğaz Köprüsü'nden de geçerek

devam ettiğimiz kutlamamız,

Sirkeci - Dolmabahçe - Taksim - Mecidiyeköy - 

Boğaz Köprüsü 

- Fenerbahçe - Bostancı - Bağdat Caddesi'ndeki 

tüm halkımızın yoğun 

katılımıyla ve coşkusuyla devam ederek


Kadıköy'de tamamlandı.





Toplam, 50 km. ve 4.5 saat boyunca,

bisiklet sürerek katılan

tüm bisikletli arkadaşlarımıza,

katılmak isteyip de katılamayan fakat

zihni ve gönlü bizimle birlikte olanlara 
ve

tüm halkımıza,

destek ve katılımları için

çok teşekkür ediyoruz...


Nice zaferlere!...